Kuzeyden Gelen Tatlı Bir Mutluluk Rüzgarı: Hygge Felsefesi

2020 yılının ilk aylarından itibaren hayatlarımızda köklü değişiklikler oldu. Onlarca planımız, sosyal aktivitemiz, uçak biletlerimiz ve egzotik rotalara düzenlenen seyahatlerimiz aniden iptal edildi ve bizler kendimizi yaşam alanımızın içerisine sıkışmış bir şekilde bulduk. İlk etapta bunu garipsedik, fakat zamanla alıştık. Ama alışmak tek başına yeterli değildi. Yaşam kalitemizi ve mutluluk seviyemizi yüksek tutmamızı sağlayacak bir yol da bulmamız gerekiyordu.

İşte bu arayış içerisinde daha öncelerde de adını sık sık duyduğumuz ama kodlarını tam olarak bilmediğimiz çok özel ve huzurlu bir yaşam felsefesiyle karşılaştık. Bu yeni nesil yaşam anlayışı Danimarka’nın neredeyse her yıl dünyanın en mutlu ülkelerinden biri olmasını sağlayan “Hygge” idi.

Mutluluk Sanatı Hygge Nedir?

Hygge, size mutluluğun sırrını açıklayan ve cevabı duyduğunuzda aslında yıllardır aradığınız şeyin gözünüzün önünde olduğunu fark etmenizi sağlayan, kuzeye özgü bir yaşam felsefesi. Danimarka’nın buz gibi havasından ve güneşsiz günlerinden gelen bu norm insanları kaliteli zaman geçirmeye ve iç huzuru sağlamaya davet ediyor. Yılın neredeyse tamamında soğuk havayla başa çıkan ve çok uzun süreler güneş görmeden karanlıkta kalan Danimarkalıların her şeye rağmen dünyanın en mutlu insanları olmasını sağlayan işte bu bakış açısı. 

Bu oldukça basit aritmetiklerle mutluluk seviyesini arşa çıkaran felsefe Danca’da geniş bir kavramı ifade ediyor. Samimi ve sıcak ortamlar yaratma sanatı, ruhun kendini huzurlu hissetmesi, her an keyifli ve mutlu olmak için stres kaynaklarından uzak durma hali gibi tanımlar bu kavramın en net karşılıkları. Yani kısacası bu akım bizlere mutlu olmak için küçük şeylere odaklanmanın yeterli olduğunu söylüyor. Evde dostlarla geçirilen samimi dakikaların, içilen bir kadeh kaliteli şarabın, minik bir şömine ateşinin ve yanan odunların çıkardığı tatlı senfoninin mutluluk için yeterli olduğundan bahsediyor.

hygge felsefesi

Hygge Felsefenin Huzur Veren Aritmetikleri

Belki sizlere garip gelebilir ama Danimarka’da aktif olarak hizmet veren bir mutluluk enstitüsü var. Ve bu kurum toplumun mutluluğu üzerine çalışmalarda bulunarak her anlamda refah düzeyini yükseltmeye çalışıyor. Bu bağlamda yapılan akademik araştırmalar sonucunda da hygge felsefesine özgü bir manifesto oluşturulmuş. Uzmanlar bu manifestonun birbirinden basit 10 kuralına uymanın yaşam üzerinde inanılmaz etkiler yarattığını söylüyor. Peki, nedir bu kurallar? Ve yaşama nasıl entegre edebiliriz?

  1. Doğal ışığın hakimiyetindeki huzurlu bir atmosfer

Hygge felsefesinin ilk ve en önemli kodu, bulunulan mekanın atmosferi. Doğal ışığın maksimize edildiği bu alanlarda bol bol mum kullanılıyor. Aynı zamanda şömine ateşi gibi natürel ışık kaynakları yaratılıyor. Tabii evlerin de mümkün olduğunca geniş ve bol miktarda güneş ışığı alan bir pencere sistemine sahip olması gerekiyor.

  1. Anın tadını çıkarmak şart

Son dönemlerde seçkin silüetlerin yaşam kodlarına dahil ettikleri önemli bir şifre var: Mindfulness. Bu normu çok daha öncesinde kendine özgü felsefesine işleyen hygge akımında da anda kalmak çok önemli. Dijital ekipmanlardan, akıllı cihazlardan uzakta benlikle baş başa dakikalar geçirmek şart.

  1. Ufak nüanslarla keyif yaratmak

Hygge felsefesinin biraz hınzır bir yanı da var. Şekere oldukça düşkün. Minik kurabiyeler, tatlı atıştırmalıklar, aroması damağı şenlendiren kaliteli çikolatalar… Akım, bu ufak ama leziz detaylarla anın keyif dozunu artırmayı öneriyor.

huzur ve hygge felsefesi

  1. Her zaman, hep birlikte!

Hygge felsefesinin en güzel yanlarından biri, iş bölümü. Genellikle ev ortamında düzenlenen buluşmalarda ev sahibi rolünün olmaması gerektiği üzerine bir kural bu. Herkesin her işin ucundan tuttuğu ve bu sayede geçirilen her dakikanın bir paylaşım anı olmasını sağlayan bu kod oldukça önemli.

  1. "İyi ki" diyebilmek

Minnettarlık hissi hygge felsefesi için oldukça önemli. Yaşanan her ana şükretmek, var olan ve sahip olunan her türlü maddi ve manevi parçanın kıymetini bilmek. Ve bu sayede ruhu sürekli huzur ile beslemek. Bunlar mutluluğa giden yolun yapı taşlarından.

  1. Ahenk yakalamak

Bu felsefe çevre ve toplum ile kusursuz bir uyum yakalamanın önemine de vurgu yapıyor. Bu bağlamda kariyer hırslarından, çekişmelerden ve yorucu ilişkilerden uzak durmayı öğütleyen hygge akımında önemli olan gösterişten ve egodan arınmış bir hayat sürmek.

  1. Dramadan ve karmaşadan uzak ilişkiler

Hygge ortamında gergin ve stresli diyaloglara yer yok. İnsanlar arasında iletişimi zorlaştıran ve gerilim yaratabilecek konular konuşulmuyor ve herkes herkesin anlayışına sonsuz bir saygı duyuyor.

  1. Kaliteli birliktelikler

Bu yaşam normunda gerçekten birlikte olmak istediğiniz kişilerin yanında olmak çok mühim. Yapaylıktan uzak bir ilişki ağı kurmak gerekiyor. Biriktirilen gerçek dostlarla geçirilen her dakika mutluluğu artırıyor.

  1. Kişisel bir sığınak, bir koza

Hygge felsefesinde kişinin kendini güvende hissettiği ortamlarda bulunması gerektiğine vurgu yapılıyor. Ancak bu sayede tam mutluluğa erişilebiliyor. Sıcak ortamı, sizi içine çeken dekoru ile evler hygge felsefesinin temel sığınakları.

  1. Konfor çok önemli

Danimarkalılar mutluluk ile konforun çok sıkı bir bağı olduğunu düşünüyor. Evde bedeni saran koltuklar, minik puflar, peluşlar, yumuşacık battaniyeler… Stilde ise bol kesim pantolonlar, konformist bluz ve sweatshirtler, geniş ve uzun pardesüler, kimonolar… Hepsi bedenin konfor seviyesini ruhun ise mutluluk düzeyini artıran önemli nüanslar olarak görülüyor.

hygge felsefesi ve huzurlu yaşam

Siz de alışkanlıklarınızda, evlerin dekorasyonunda ve gardırobunuzda ufak değişiklikler yaparak mutluluk sanatının şifrelerini seçkin yaşamınıza entegre edebilirsiniz. Özgün stilinizi hygge akımının DNA’sıyla buluşturacak konfor ve estetik odaklı parçaları Rivus kreasyonlarında bulabilirsiniz.


Daha eski yazı Daha yeni yazı